Şişmanlık (Obezite)

 

 sismma

Çağımızın bir numaralı hastalıklar kompleksidir. Önceleri kalori fazlalığı obezitenin en büyük nedeni idi ve hala önemli bir neden olaya devam etmektedir. Bununla birlikte günümüzde ön plana geçen başka nedenler de ortaya çıkmıştır. Bunları inceleyeceğiz.

 

 Obezite nedir? 

Obezite ve Aşırı Kilonun Sağlık Üzerindeki Etkileri,

Obezitenin sebep olduğu durum ve hastalıklar, 

Nasıl şişmanladık? 

Yapılması gerekenler,

 

 Obezite nedir?

 

   Obezite, aslında vücut yağ dokusunun fazla olmasıdır. Fakat bunun yerine kilo ve boy kullanılarak elde edilen ve vücut kitle indeksi (VKİ) olarak adlandırılan değerin 25 kg/m2 üzerinde olması olarak tarif edilir. Gerçekte bir hastalık değildir. Doğrusu bir çok hastalığa da sebep olan bir hastalıklar kompleksidir. Sadece ABD’ de her yıl 300.000’den fazla insanın ölümünden sorumludur. Her yıl 300.000’den fazla kişinin salgın ya da acımasız bir savaşta öldüğünü görseniz ne hisseder, ne düşünür ve ne yapardınız? Paniğe kapılır mıydınız? Öfke ve acıma duygusu içiniz kaplar mıydı? Önlem almaya çalışır mıydınız?

   İnsan zihni sık karşılaştığı durumları arka plana atma eğilimindedir. "Biliyorum." düşüncesi doğrulara ulaşma yolunda en büyük engeldir. Eğer kendimiz adına sağlıklı bir yaşam ve çok sevdiğimiz çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlamak istiyorsak öncelikle doğru zannettiğimiz yanlışları öğrenmemiz gerekir. Bunun için kimyasallar ve ağır metaller kısmında yazılı bilgileri dikkatlice okumanızı öneririm. Bu bilgiler size sağlıklı bir yaşamın anahtarı olacaktır.

 Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi’nin yayınladığı bir raporda “Obezitenin ABD’de en yaygın toplum sağlığı sorunlarından olduğu ve genetik, fizyoloji, biyokimya ve endokrinolojinin yanı sıra çevresel, psikolojik ve kültürel faktörleri de içeren karmaşık, çok faktörlü bir iştah düzenleme ve enerji metabolizması hastalığı olduğunu vurgulanmaktadır.

  CRS ile yaptığımız ölçümlerden gördük ki, obezite bir inflamasyondur. Bağışıklık sistemi ile yakından ilişkilidir. Yağ hücreleri savunma sisteminin bir elemanıdır. Vücudun ilk hat savunma sisteminde defekt olursa; yardımcı olarak yağ hücreleri devreye girmektedir. O kadar çok kirletici vücumuza giriyor ki bağışıklık sistemimiz bunlarla başa çıkamamakta ve yağ hücreleri de devreye girerek bu maddeleri ilerde bağışıklık sistemine tekrar geri göndermek üzere absorbe etmektedir. Fakat kirleticilerin taarruzu durmamaktadır. O yüzden yağ hücrelerinin ortamdan topladığı atıkları bağışıklık sistemine gönderme sırası hiç bir zaman gelmemekte hatta her geçen gün buna yenileri eklenmektedir. En sonunda bir gün gelmekte ve o gün yağ hücrelerinin emme kapasitesi doymaktadır. Diğer yandan yağ hücrelerinin emdiği maddeleri ortama dökmesinin yanısıra değişen hücre metabolizması nedeniyle yeni toksinler oluşmakta ve bunlar da ortama verilmektedir. Binlerce toksik madde değişik dozlarda kana ve dokulara karışmakta ve kansere varıncaya dek değişik hastalıklara sebep olmaktadır.

    Bu dönemde gelen hastalardan duyduğum hep aynı şey. "Önceleri çok güzel kilo veriyordum ama şimdi sabahları peynir ekmek yememe rağmen zayıflayamıyorum. Diyetisyenim dedi ki ‘sen bir endokrinologa git"

Obezite ve Aşırı Kilonun Sağlık Üzerindeki Etkileri

    Bazen insanlar cehaleti tercih ediyorlar. Çünkü bilginin içeriği insanlara korku verebiliyor. Burada amaç, sizi korkutmak değil, hastalıkla ilgili bilgi sahibi yapmak ve gerçek düşmanınızı tanımaya yardımcı olmaktır. Bilgi aslında ataleti ve çaresizliği önler. Ne yapacağınızı bildiğinizde cesaret kazanır ve gerekenleri yerine getirebilirsiniz.

Obezitenin sebep olduğu durum ve hastalıklar;

1-Ölüm Orannda artış: VKE (Vücut Kitle Endeksi) arttıkça ölüm oranı da ciddi bir şekilde artmaktadır. Dünyanın dört bir yanında tüm endüstriyel ülkelerde erken yaşta ölümlerin başlıca nedeni olan kalp hastalığı riski artmaktadır.

2-Kalp yetmezliği: Obezite, kan damarlarının anormal işlevi ile de bağlantılıdır ve kalbin yapısını, işlevini ve ritmini etkiler. Kalp yetmezliği riskinde artışa neden olur. Aynı zamanda kalp hastalığı ile ilgili risk faktörlerinin çoğunda da artışa neden olur. Hipertansiyon, şeker hastalığı, Metabolik sendrom, kolesterol anormallikleri, böbrek hastalıkları riski, trombosit aktivasyonu (pıhtılaşmayı artırır ve hızlı bir şekilde kalp krizi riskine sebep olur.) ve C-reaktif protein ile interleukin -6 gibi enflamasyon göstergelerinde artışa neden olur. 

3-Hipertansiyon: Obezlerde hipertansiyon sıklığı normal kilolu olanlara göre en az 4 kat daha sıktır. 

4-Şeker hastalığı: Obezlerde 4 kat daha sıktır ve şeker hastalarının % 80’i obeztir ve obezlerde şeker hastalığına yakalanma riski % 80’lere çıkar.

 

5-İnsülin direnci: Kilo normal olsa bile göbek çevresinin kadınlarda 82 cm ve erkeklerde 92 cm üzerinde olması insülin direnci göstergesi olarak kabul edilebilir. Kilo arttıkça risk daha çok artar.

 

6-Erken yaşlarda ergenliğe girme

 

7-Uyku apnesi

 

8-İskelet sisteminde gelişme anormallikleri

9-Kanser: Meme kanserine yakalanma riskini iki kat artırabilir. ABD Kanser Araştırma Ajansı, obezite ile hareketsizliğin meme, kolon, rahim, böbrek ve özofagus kanserlerine neden olduğunu açıklamıştır. Erkeklerde ölüme neden olan iki numaralı kanser türü prostat kanser oranında da 9 kat artışa neden olmaktadır. Gene ABD ‘de ölüme neden olan beşinci kanser türü Pankreas kanserinin görülme oranını da artırmaktadır. 

10- Safra kesesi sorunları

 

11-Osteoartrit (Eklem sorunları)

 

12-Karaciğer yağlanması

 

13-İktidarsızlık (impotans)

     Şimdi bu bilgileri biliyorsunuz. Hayat tarzınızda ve düşünce yapınızda değişiklik yaparak sizin ve çocuklarınızın yaşam kalitesini ve sağlığını değiştirebilirsiniz. Bu değişikliği belki kendiniz için yapmayacaksınız ama çocuklarınız için yapabilir misiniz?

        
  Çocuklar ait olduğu ailenin fertlerini rol model olarak algılarlar. Siz sigara içiyorsanız, bunun sağlığa zararlı olduğunu çocuklarınıza anlatmakta inandırıcı olamazsanız. Beslenme biçimi ve hayat tarzınızla da ne yaparsanız çocuklar onu örnek alacaktır. Sizin oluşturacağınız örnek çocuklarınızın hayatını kısaltabilir yada uzatabilir. Sizin kendi ve sevdiklerinizin sağlığı konusunda kararı siz vereceksiniz.

Nasıl şişmanladık?

1-) Bilgisizlik: Kronik hastalıklar, kalp, kanser, hipertansiyon, metabolik sendrom, İnsülin direnci vb hastalıkların risk faktörlerini bilmezsek onu kontrol altına alamayız.

2-) Aşırı kalori alımı:   Eğer harcayabileceğinizden daha fazla kalori alıyorsanız, vücudunuz bu kalorileri ileride kullanmak üzere yağ hücreleri şeklinde depolar. ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, insanların söylediklerinden daha fazlasını yedikleri saptanmıştır. Kalori hesaplama yöntemi ölçümler bölümünde yer almaktadır.

Herkes daha iyi bir görüntüye sahip olmak istiyor. Mayoyla iyi görünmek ve kadınlar için ince bir bel, erkekler için baklava dilimleri gibi bir karın… Ayrıca sağlıklı ve kaliteli uzun bir yaşam...   Fakat obezite, sadece kozmetik bir sorun değildir. Zayıflamaya ve kilo vermeye çalışırken sağlığımızdan olmamaya dikkat edilmelidir.

 Zayıflık sağlık olsa idi, en sağlıklı ve uzun yaşıyan insanlar sıfır beden makenler olurdu!!!   Dr. Remedy  bunu baz alıyor.             

3-) Yağ, Karbonhidrat ve protein konusundaki yanlış saplantılar: Farklı dönemlerde “Yağlı gıdalar kilo aldırıyor.” denildiği için beslenme planından yağlar çıkarıldı. Oysa bu bize bağışıklık sisteminin  çökmesi ve sonucunda kanseri getirdi. Yapılması gereken yağ, protein ve karbonhidratları gereken ölçülerde almaktır. Kalori dengesinin oluşturulması kısmında yazmaktadır.

4-) Mikrobesinleri almamak veya aldığımızı zannetmek: Yediğimiz gıdalar, vücudumuzun sağlıklı bir şekilde çalışması için gerekli maddeleri taşıyan aracılardır. Eğer lezzetleri olmasaydı, böyle zahmetli bir işi yapmazdık. Fakat her zaman olduğu gibi amaç ve araç birbirine karışmakta, yeme eylemimiz amacına ulaşamamaktadır. Makrobesin denilen yağ, protein ve karbonhidratları alsak bile, lifleri ve mikrobesin denilen vitamin, mineral ve fitobesleyicileri yeteri kadar almamaktayız. Metabolizma konusundaki bilgisizliğimiz buna ön ayak olmaktadır. Vitamin ihtiyacının ölçülmesi kısmına bakınız.

5-) Hareketsizlik: Gelişen teknoloji hayatımıza birçok konuda kolaylık getirdi. Ancak, hayatımıza getirilen bu kolaylıklar bizi daha hareketsiz bir yaşam tarzına mahkum etti. Fiziksel aktivite düzeyimiz çok düştü. Artık TV karşısında, masa başında daha az doyurucu ama daha yüksek kalorili besinler alıyoruz. Ancak bu kalorileri yakmamız için gerekli hareketli yaşamı eskisi gibi sürdüremiyoruz. Çocuklarımız okula ve ebeveynler işe yürüyerek gitmiyorlar. Bir telefon ile bütün işlerimizi halledebiliyoruz.

 

6-) Elektrosmog denilen elektromanyetik kirlilik : 110 voltta çalışan bir cihaz 220 voltta çalışmak durumunda olsa ne olur? İşte farkına varmadığımız ve önemsemediğimiz zararlı elektromanyetik dalgalar vücudun metabolizmasını bozmakta ve işleme sisteminde değişikliğe neden olmaktadırlar.

 

7-)Tüm kimyasal atıklar: Metabolizmanın işlemesini bozan vücut içinde ve dışında oluşan atıklar yağ hücrelerinde birikir.

 

8-) Kimyasallar: Bulaşık deterjanları,  çamaşır deterjanları,parfümler, şampuanlar ve kozmetikler ile almaktayız. Bunların içerdiği kimyasallar vücudumuzda metabolize olamadığı için yağ dokusunda birikirler.

 

9-)İlaç kalıntıları ve katkı maddeleri: Hazır gıdalarda bulunan katkı maddeleri, hatta doğal sebze ve meyvelerdeki tarım ilaçları ve diğer ilaç kalıntıları da aşırı miktarlarda veya vücut tarafından işlenemediği durumlarda yağ dokusunda birikirler.

 

Obezite önerisi

 

CRS (Metabolizma Tarama Analizi); Öncelikle tam bir sağlık analizi yapılmalı. CRS ile metabolizma değerlendirilmeli. Burada artık profosyonelce bir yaklaşım ile yapılan her şeyi ölçülmeli. CRS ile yapılacak Metabolizma Tarama Analizi ile; vücudun, hücrelerin ihtiyacı olan vitamin, mineral ve diğer mikronuentler, hücrelerin yenilenme durumu, metabolik asidoz, bağışıklık direnci ve metabolik düzen tespit edilmektedir.

ESG (Elektrosomatogram); Tüm organ ve sistemleri hastalanma riskine göre sıralayan bu program, ileride oluşması muhtemel hastalıklar hakkında ikazlarda bulunur. Hormonal ve bağışıklık sistemi gibi sistemler hakkında bilgi verilmektedir. Hipertansiyon, şeker, kalp hastalıkları, kanser gibi kronik degeneratif hastalıkların ortaya çıkma olasılıkları ve bu hastalıklardan korunmak için kişiye özel beslenme şekli belirlenebilmektedir. Alerji ve enfeksiyona eğilim belirlenmektedir. Yaptırılması gereken testler,uygulanması gereken diyet programı, vücut yağ oranı ve psikolojik karakter yapısı hakkında da detaylı bilgiler verir.

DSD (Dinamik segmenter diagnosis); RYODORAKU yöntemine dayanan bu sistem ile organların enerjisi değerlendirilir. El bileği ve ayaklarda meridyenlerin üzerinde mevcut 24 noktadan alınan elektriksel ölçümlerle, organizmanın genel durumu hakkında bilgi edinilir ve belirti vermeyen olguların tespit edilmesine olanak sağlar. 

Bu ölçümler kilo alınmasına neden olan bozuklukları saptar, mevcut diğer hastalıklar ve risk faktörleri değerlendirilir ve gelecekte ortaya çıkması muhtemel hastalıklar tespit edilip önlem alınır.

IR (Infrared);Yeme merkezi bozuk çalışıyor, iştah fazlalığı var ve doyma hissi yoksa IR ile vücuttaki belirli meridyen noktaları uyarılarak bireyin yeme bağımlılığı, doymama hissi yok edilir ve toksin atma kanalları açılır

CRS ölçümüne göre eksik olan vitaminler, mineraller  tamamlanıyor.

ESG ölçümüne göre bireye özel beslenme planı oluşturuluyor.

Önemli olan ne olursa olsun zayıflamak değil , sağlıklı zayıflamaktır.

Şişmanlıktan kurtulmasına kurtulalım ama yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın…

Adresimiz

 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 (0216) 411 95 98
  (0530) 605 36 79
Bağdat Caddesi, Selamiçeşme, Fenerbahçe Mah. 160/1 A BLOK PK : 34726 Kadıköy - İstanbul


Hakkımızda

Dr Remedy "SAĞLIĞINIZ BAŞARIMIZDIR" sloganına esas olmak üzere sizler için hazırladığı, size en uygun programı tespit edip bunu uygulayıp toplumu oluşturan ve oluşturacak bireylere daha anne karnından itibaren sağlık bilinci ve sağlık kazandırarak sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmayı planlar..

Sosyal Medya: