Organizma Kirliliğinin 7 Aşaması

toksinİnsan organizmasında toksinlerle kirlenme süreci, yedi aşamadan geçerek meydana gelmekte ve bu esnada da binlerce rahatsızlık ortaya çıkmaktadır.

Isınmak için sobada odun, kömür yaktığımız zaman kül ve duman çıktığı gibi, vücudumuzun enerji elde etmek için başvurduğu metabolizma reaksiyonlarında da toksin veya metabolit denilen atıklar oluşur. Kalitesiz ve az miktarda su içildiği için bu toksinleri vücudumuz yeteri kadar atamamaktadır. Ayrıca ev temziliğinde, çamaşır ve bulaşık yıkamada, banyoda kullandığımız temizlik ve hijyen maddeleri sandığımız bir çok kimyasal madde vücudumuza girmekte ve bir daha atılamamaktadır. İçtiğiniz her bardak suda mevcut deterjanlar bağırsaklarımıza girmektedir.( bkz. ağır metaller ve kimyasal  kirlilik konusu)


Bunların dışında sağlık kazanmak için yediğimiz bir çok sebze ve meyvede pestisit denilen böcek öldürücüler mevcuttur. Bunlar ne yazık ki yıkama veya sirkeli suda veya özel kimyasallarda bekletme ile kaybolmamaktadır. Bulgur, mısır,pirinç, buğday, fındık, pul biber ve diğer yağlı tohumlarda üreyen küfler ve onların aflatoksin denilen toksinleri de vücudumuzda kansere neden olmaktadır. Yediğimiz balıkların çoğunun içinde ağır metaller mevcuttur.


Yeraltı sularında nitrat oranları artmıştır. Damacanalardaki dioxin maddesi ise başka bir toksindir. Klorlu suyu içmediğimizi sanıyoruz ama yaz mevsiminin geldiği şu günlerde herkes klorlu suyun içine girmekten kaçınmıyor. Sanyorum burada klorun deriden emildiğinin bilinmemesi önemli bir etken. Fakat biz bilmesek de fizik ve kimya kuralları işliyor. Oluşan trihalometan bir çok hastalığın nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır.


Ayrıca duyularımızla hisssetmediğimiz için varlığını anlamadığımız ama kendisini baş ağrısı, huzursuzluk, yorgunluk, stres artışı gibi belirtilerle hissettiren cep telefonları, televizyon ve bilgisyar vb cihazlardan gelen zararlı elektromanyetik dalgalar da vücudumuzu kirletmektedir. Sonunda buna eklenen beslenme bozuklukları ve yediklerimiz içinde yeterli mikrobesin olmaması nedeniyle vücudumuz kendini temizleyememekte ve gün geçtikçe kirlenmektedir.


Toksinler hücre zarını hasara uğratır. Kükürtlü enzimlerin üretimini düşürür. Enzimleri okside eder. Karsinojendir. Sindirim sistemi florası ve geçirgenliğini olumsuz etkiler. Vitamin ve mineral eksikliklerine neden olur. Bağışıklık sistemi çalışması bozulur.
Klinikte karşılaştığımız durumları şu şekilde belirtebiliriz. Kansızlık, beyin hasarı, kanser, hormonal bozukluklar, hiperaktivite, otizm, bağışıklık yetersizliği, alerji, felçler, kronik yorgunluk, gelişme geriliği, doğumsal sorunlar, depresyon, konsantrasyon eksikliği, karaciğer yetersizliği, sinir ve kas hastalıkları, egzema ve hazımsızlık ortaya çıkar.
Sonuçta insan organizmasında toksinlerle kirlenme süreci, yedi aşamadan geçerek meydana gelmekte ve bu esnada da binlerce rahatsızlık ortaya çıkmaktadır.


Birinci aşamada; dış görünüş itibariyle sağlıklı olan insan genel bir yorgunluk hisseder. Bu yorgunluk sinir kanallarında toksin oluşmaya başladığını gösteren bir işarettir ve sonunda boyun omurlarında rahatsızlığa yol açar.


İkinci aşamada; genel yorgunluğun yanı sıra baş ağrısı, eklem ve kaslarda hissedilen ağrılar ortaya çıkmaya başlar. Bu evrede ağrının olması şart değildir. Ağrı yerine insanın çok fazla tatlı ve yağ tüketmeye başlaması görülür. Bu, toksinlerin sizi etkilediğini gösteren bir alarm zilidir.


Üçüncü aşamada; kişi değişik alerjik reaksiyonlar göstermeye başlar. Bu, organizmanın doğal yollardan toksinleri dışarı atma çabasıdır. Alerjiye yol açan etkiler çok değişik olabilir. Esas sorumlu toksinlerdir. Zamanla astıma dönüşen öksürük, solunum yollarında balgam ve sıvı oluşması ve deride değişiklikler, yani gözle görülen olumsuz sinyaller ortaya çıkar. Bunlar sedef hastalığı (psoriasis , egzama ve şeker hastalığı olarak görülebilir. Bunların ortaya çıkması yanlış beslenmeye işaret etmektedir. Aşırı miktarda et, yumurta ve hamur ürününün tüketimini göstermektedir.


Dördüncü aşamada; kistler, fibromiyomlar, damar tıkanıklıkları, tümörler vb. ortaya çıkar. Bunların yanı sıra vücutda yağ kirlenmeye başlar ve şişmanlığa yol açar. Şişmanlama veya yağlanma önceleri vücudun doğal bir korunma ve dengesizlikleri kompanse etme mekanizması iken kontrol edilemez noktaya geldiğinde zarar vermeye başlar. Tıpta bunun çok örnekleri vardır. Kalp yetersizliğinde taşikardi yani kalbin fazla çalışması önceleri fayda sağlarken ileri aşamada zarar verir. Şeker hastalığında da kan şekeri yükselerek insülin direnci yok edilmeye çalışılır ama başarılamadığı gibi tersine yüksek kan şekerinin verdiği zararlar başlar. Kolesterolde de durum budur. Önceleri iyi amaçla başlayan yükselme, sonuçta kendini zararla gösterir. Bu aşamada da gereksiz tartışmalar başlar.


Beşinci aşamada; vücut dokusunun deformasyonuna yol açan hastalıklar görülmeye başlanır, romatizma ve poliartrit görülür. Bu noktada organizmanın kimyasalları yok edememesinin sonucu olarak ortaya çıkan asit, eklem ve kaslarda toplanmaya başlar.


Altıncı aşamada; organizmanın toksin tuttuğunun bir belirtisi olarak sinir kanallarında biyokimyasal atıklar toplanmaya başlar. Bu durumda kanallar üzerinden sinyaller gidemez ve sonuç olarak Parkinson hastalığı ve felç meydana gelmektedir.


Yedinci aşama; organizmanın toksinleri tutmasının sonuncu aşamasıdır ve iyileşmesi mümkün olmayan ve hücrelerin dağılımına sebep olan hastalıklar ve kanser gelişir. Kanser, doğanın yanlış beslenme karşısında verdiği bir reaksiyondur. Kanser, vücudun kanser hücrelerine karşı direnme seviyesinin sıfır olduğu durumdur, yani kanser hücreleri hiçbir engelle karşılaşmadan gelişebilmektedirler.

Adresimiz

 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 (0216) 411 95 98
  (0530) 605 36 79
Bağdat Caddesi, Selamiçeşme, Fenerbahçe Mah. 160/1 A BLOK PK : 34726 Kadıköy - İstanbul


Hakkımızda

Dr Remedy "SAĞLIĞINIZ BAŞARIMIZDIR" sloganına esas olmak üzere sizler için hazırladığı, size en uygun programı tespit edip bunu uygulayıp toplumu oluşturan ve oluşturacak bireylere daha anne karnından itibaren sağlık bilinci ve sağlık kazandırarak sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmayı planlar..

Sosyal Medya: