Omega - 3

omega-3

Pek çok omega-3 yağ asidi vardır ve birbirlerinden farklıdırlar. Omega-3 yağ asitleri (ω−3 y.a.), n-3 pozisyonunda (omega-3) çift bağ içeren doymamış yağ asitleridir. İnsan vücudunda üretilemediğinden mutlaka dışarıdan kapsül şeklinde takviye alınmalıdır. Şeker..

 

 OMEGA3

Pek çok omega-3 yağ asidi vardır ve birbirlerinden farklıdırlar. Omega-3 yağ asitleri (ω−3 y.a.), n-3 pozisyonunda (omega-3) çift bağ içeren doymamış yağ asitleridir. İnsan vücudunda üretilemediğinden mutlaka dışarıdan kapsül şeklinde takviye alınmalıdır.

 Şeker hastalığı şu anda bile dünyada 160 milyon insanı etkilemektedir ve bu sayının önümüzdeki 10 yıl içinde 2 katına ulaşacağı tahmin edilmektedir. 

Vücudun omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık boyunca bu ihtiyaç devam eder.  

Beslenme yönünden önemli n−3 yağ asitleri α-linolenic asit (18:3, n−3; ALA), eicosapentaenoic asit (20:5, n−3; EPA), ve docosahexaenoic asit (22:6, n−3; DHA) tir.

Omega-3 içeren bitkisel kaynaklar, eicosapentaenoic asit (EPA) ve docosahexaenoic asit (DHA) içermezler. Bu bilgi özellikle kalp hastalıklarında EPA vermemiz gereken durumlarda işimize yarayacaktır. Çünkü omega-3 den zengin diye bazen bitkisel kaynaklar önerilmektedir.  Fok balıkları gibi deniz kaynaklı diğer yağlar, önemli miktarda omega-3 yağ asidi olan docosapentaenoic asit (DPA) içerirler.    ω-9 yağ asitleri insanlarda esansiyel değildir. Çünkü sentezleri için gerekli enzimler insanlarda bulunurlar. Ancak yaşlılar ve karaciğer problemi olan hastalarda yeterli miktarda üretim olmayabileceğinden, dışardan alınması gerekebilir. Piyasada satılan birçok besin desteği, içinde daha fazla madde bulunması bir marifetmiş gibi tanıtılarak ve bu konuda bilgisi olmayan halkın, daha çoğuna sahip olma duygusu kullanılarak omega-9 da ilave edilmekte, daha doğrusu saflaştırma işlemi yapılmadığından tüm yağ asitlerini içermektedir. Böylece daha ucuz bir işlemle daha fazla madde sunuluyormuş görüntüsü verilmektedir. Oysa dışardan alınması gereken esansiyel yağ asitleri sadece omega-3 ve omega-6 dır ki burada gene dikkat edeceğimiz durum, omega-6 yağ asitlerini günümüz beslenme sisteminde gereğinden fazla aldığımız ve bu nedenle destek ünitelerinde almaktan kaçınmamız gerçeğidir.

OMEGA3

Omega-3 yağ asitlerinin değişik sistemlerde pek çok etkisi vardır.

  • Ateroskleroz ve buna bağlı kalp hastalıkları, kalp krizi ve akut inme riski azalır.
  • Bağışıklık sistemi güçlenir
  • Kansere karşı koruma sağlanır
  • Beyin, retina, sperm, cilt hücreleri güçlenir
  • Kan şekerinin düzenlenmesine yardımcı olur
  • Kanı inceltir ve akışını kolaylaştırır, kanın pıhtılaşmasını önler
  • İnflamasyonu önleyici etkisiyle romatizmal hastalıklara karşı koruma sağlar
  • Konsantrasyon, bellek, dikkat ve davranış bozukluklarına karşı ve saldırganlığı azaltmaya ve sakinleştirmeye yardımcı olur.
  • Mizaç, tepkisellik ve kişilik üzerinde olumlu etkisi vardır.
  • Alzheimer hastalığı riskinin azalmasına yardımcı olur.
  • Yüksek doz omega-3 alımı gözde yaşa bağlı olarak gelişen makula dejenerasyonu denilen sarı nokta hasarları riskini önleyebilmektedir.
  • Varis gibi sorunları olanlar EPA ve DHA içeren destek ürünlerinden faydalanırlar
  • EPA ve DHA fibrin yıkımını artırırlar.
  • Kan basıncını, trigliserid düzeylerini ve düzenli olarak alındığında kalp krizi riskini azaltırlar.
  • Kalp ritim bozukluklarında ve romatoid artrit gibi durumlarda faydalı oldukları rapor edilmiştir.
  • Depresyon ve anksiyete denilen panik durumlarında etkilidirler.
  • Anne karnındaki bebeğin sağlıklı gelişimine de faydalıdır. Bebeğin beyin ve retina gelişiminin desteklenmesine yardım eder. Erken doğum riskini azaltır.
  • Anneyi doğum sonrası depresyonundan korur.
  • Omega-3 PROSTAT KANSER
  • Özellikle meme, prostat ve kalın bağırsak kanserlerinde anti kanser etkisi vardır. Prostat tümörü büyümesini azaltır. Histopatolojik ilerleme yavaşlar. Yaşam süresi artar. Eritrosit zarında docosahexaenoic asit yüksek düzeyleri azalmış meme kanseri riski ile birliktedir. Kanser hastalarında eicosapentaenoic asit, kas kütlesinin korunmasına yardımcı olur.
  • Parkinson hastalığında koruyucu etkisi gösterilmiştir.
  • Otizimli çocuklarda da kullanılmaktadır.
  • Yüksek riskli çocuklarda ve yetişkinlerde psikotik hastalıkları önlemeye yardımcı olurlar. Çocukların davranış problemleri ve öğrenmesi üzerine de etkileri vardır.
  • n−3 yağ asitleri şizofrenide ve Huntington hastalığında, beynin gri ve beyaz maddesinde artışa neden olmuştur. Beynin prefrontal korteks (PFC) denilen bölgesinde, düşük n−3 yağ asitleri düzeyi sinir hücreleri arasındaki dopaminerjik iletiyi yavaşlatır. Bu şizofrenideki negatif ve nörokognitif semptomları açıklar. PFC de, dopamin sistemindeki bu azalma limbik sistemde dopaminerjik fonksiyonda fazla aktiviteye neden olarak şizofrenideki belirtilere neden olur.
  • Bipolar bozuklukta zeytinyağının sağlayamadığı tekrarlayan atakları önlemiş ve daha fazla iyileşme oranı sağlamıştır.

OMEGA3BALIKBalıklar omega-3 için iyi bir kaynak olarak bilinir. Fakat her zaman her balıkta bulunmaz. Derin dipte ve soğuk mevsimlerde, özellikle akıntıya karşı yüzen balıklarda bulunur. Yani hangi balık cinsi olursa olsun, çiftlik balıkları, yüzey balıkları, sıcak sularda ve akıntıyla aynı yönde yüzen balıklar omega-3 yönünden zengin değildirler. Omega-3 yönünden zengin balıklar soğuk sularda yaşayan Somon balığı gibi yağlı balıklar, Orkinos tipi ton balığı, uskumru ve sardalya olarak bilinir. Bitkilerde de benzer durum söz konusudur. Kendi başına, doğada yetişen bitkiler iyi bir omega-3 kaynağı olabilirken insanların yetiştirdiği bitkiler ne yazık ki iyi bir kaynak değildirler.

Hayvansal ve bitkisel kaynaklı yağ asitleri birbirinden farklıdır. Keten tohumu yağı, ada çayı yağı, kivi, semizotu daha az oranlarda, ceviz, badem, fındık, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, mısır, mısır unu, çörek otu yağı, kanola yağı, soya yağı, tatlı patates, marul, lahana, brokoli ve diğer yeşil yapraklı sebzelerde bulunabilir.

Balık yağı n-3 desteğinde en büyük risk ağır metal zehirlenmesidir. Özellikle civa, kurşun, nikel, arsenik ve kadmiyum ve diğer PCB, furan, dioxin, PBDE gibi kirleticiler iyi rafine edilmemiş balık yağı desteklerinde bulunabilirler. Ağır metal zehirlenmesi tablosu olmasa da balık yağı ile alınan ağır metaller özellikle detoks mekanizmalarını bozmaktadırlar.

Keten bitkisi tohumu, çok yüksek n-3 içeriği olan linseed yağı içerir. Birçok balıktan daha yüksek n-3 e sahiptir ama EPA ve DHA eksiktir.

Doğada en yaygın bulunan n−3 yağ asitlerinin farklı formülleri vardır.

Adresimiz

 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 (0216) 411 95 98
  (0530) 605 36 79
Bağdat Caddesi, Selamiçeşme, Fenerbahçe Mah. 160/1 A BLOK PK : 34726 Kadıköy - İstanbul


Hakkımızda

Dr Remedy "SAĞLIĞINIZ BAŞARIMIZDIR" sloganına esas olmak üzere sizler için hazırladığı, size en uygun programı tespit edip bunu uygulayıp toplumu oluşturan ve oluşturacak bireylere daha anne karnından itibaren sağlık bilinci ve sağlık kazandırarak sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmayı planlar..

Sosyal Medya: