Psikonöromimmünoendokrin Sendrom

Bu nedir diye mi düşünüyorsunuz? Ya da bu bir hastalıksa; "Daha önce hiç duymamıştım. Nereden çıktı bu?" diye mi düşünüyorsunuz? Evet... bu bir hastalık ve tespit edildi.

İçinde bulunduğumuz 21.yy da hemen hemen bir çok insanın maruz kaldığı ama henüz ne olduğunu tam olarak anlayamadıkları bir sendrom.

Bu sendromun varlığı tespit edildikten sonra tedavisi de geliştirildi. İlerde bu sendromu çok sık olarak duyacaksınız ve yeni çıktı zannedeceksiniz. Bu sendromu farketmemenin nedeni ise zihinlerin çaresizlik ile dolu olmasıdır. Bu da zihin tarafından yeniliklerin fark edilmesini engeller. Bu hastalığı kavramamız CRS ve ESG sayesinde mümkün olmuştur. Zira daha önce hastalıklar arasındaki ilişki yeterince sağlıklı kurulamıyordu. Her hastalık ayrı ayrı değerlendiriliyordu ve aralarındaki ilişki görülemiyordu. Sonuçta her organ ve hastalık ayrı ayrı tedavi edilmeye çalışılıyordu. Bu da hastalıkların ömür boyu süreceği gibi yanlış bir görüntü verilmesine neden olarak beyinlerdeki çaresizliği daha çok körükler.

Bu sendromda vücut sistemlerinin birbiriyle uyumsuz çalışması ve bir sistemdeki bozukluğun diğer sistemleri etkilemesi anlaşılmaktadır. Her geçen gün sıklığı artmaktadır. Psikolojik sistemdeki sorunlar ve stres bağışıklık sisteminin çalışmasını etkilemektedir ve bu sırada hormonlar da etkilenmektedir. Bunların etkilendiği bir ortamda sinir hücrelerinin etkilenmemesi düşünülemez. Ya da sinir hücrelerinde bağışıklık sisteminin bozuk çalışması veya toksinlere bağlı harabiyet geliştiği zaman psikolojik sistem de bozulur. Psikolojinin bozulması vücudun hormon dengesini de değiştirir veya hormonların öncelikle bozulduğunu var sayalım. Bunu takiben psikolojik sistem ve bağışıklık sistemi bozulacaktır. Arkasında sinirler de etkilenecektir.

Özetle bu 4 sistemin birlikte hastalandığı durumlar çok sıktır. Özellikle kendisinde tiroid hastalığı olduğunu düşünenlerde açıklanamayan bir çok bulgu ve rahatsızlık bu sendromun varlığını gösterir.

İnsan neyi aradığını bilmezse onu bulma yeteneğini de olamaz. O nedenle bu sendromu saptamak için öncelikle farkındalığımızı artırmamız gerekecektir.

Tedavide klasik yaklaşımlar yetersiz kalmaktadır. Öncelikle ve mutlaka PHYSİOTRON MAT yapılmalıdır. Ayrıca CRS ile saptanan eksiklikler tamamlanmalı ve arkasından ESG ile saptanan beslenme sistemi uygulanmalıdır. DSD ile organların durumu değerlendirilmelidir. Ayrıca çakra ve aura görüntüleme bedenimizin manyetik alanını ve duygularını gösterecektir. Hastalıkların tam olarak görülmediği anda bile enerji boyutundaki değişimler saptanabilmektedir. Radionik ve cellcom bir çok insanın yabancı olduğu çok etkin yöntemlerdir. Fotonları kullanarak ışık terapisi yapılabilir. Gerekirse globulie yapılır veya cisimlere de frekans yüklenebilir.

Adresimiz

 Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
 (0216) 411 95 98
  (0530) 605 36 79
Bağdat Caddesi, Selamiçeşme, Fenerbahçe Mah. 160/1 A BLOK PK : 34726 Kadıköy - İstanbul


Hakkımızda

Dr Remedy "SAĞLIĞINIZ BAŞARIMIZDIR" sloganına esas olmak üzere sizler için hazırladığı, size en uygun programı tespit edip bunu uygulayıp toplumu oluşturan ve oluşturacak bireylere daha anne karnından itibaren sağlık bilinci ve sağlık kazandırarak sağlıklı nesiller yetişmesine katkıda bulunmayı planlar..

Sosyal Medya: